ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Eylül sonunda Washington’da yaptığı zirveden yapay zekâ alanında sınırlı ama dikkat çekici bir sonuç çıktı. War on the Rocks’ta 30 Eylül 2026’da yayımlanan uzman değerlendirmesine göre ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, bir yapay zekâ risk diyaloğu ve ulusal güvenlik düzeyindeki olaylar için bir bildirim mekanizması kurmayı kabul etti.
Dünyanın en büyük iki yapay zekâ gücü arasında bu tür bir kanalın açılması, en azından kâğıt üzerinde, yarışın ortasında bir iletişim hattı kurulması anlamına geliyor. Ancak uzmanlar sonucun ne kadar işe yarayacağı konusunda temkinli.
Ne Değişti?
Zirve öncesi süreç 20 Eylül’de New York’ta başladı. Bessent ve He Lifeng, JPMorgan Chase’in genel merkezinde bir araya geldi. Görüşmelere Çin’in baş ticaret müzakerecisi Li Chenggang de katıldı. Avustralya basınında 21 Eylül’de yayımlanan ajans haberine göre ABD tarafı, liderlerin değerlendirmesi için ulusal güvenlik düzeyine ulaşan yapay zekâ olaylarını kapsayan bir güvenlik bildirim mekanizması önerdi. Bu mekanizma, ortak hedeflere ve tehditlere odaklanan yeni bir ABD-Çin yapay zekâ diyaloğunun da parçası olacaktı.
Bessent, öneriyi bir numaralı ve iki numaralı yapay zekâ gücü arasında “kapalılıktan daha fazla şeffaflığa” geçiş olarak tanımladı. Çin tarafının ilk tepkisi ise belirsiz kaldı; He Lifeng ve Li Chenggang görüşmeden basına açıklama yapmadan ayrıldı. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, gelişmiş yapay zekâ çipleri ve çip üretim ekipmanlarına yönelik ihracat kontrollerinin bu görüşmelerin gündeminde olmadığını vurguladı.
Habere göre Trump ve Şi, yapay zekâ istişarelerini ilk kez Mayıs’ta Pekin’de konuşmuş, ama o forum resmileşmemişti. Washington zirvesinden sonra ise diyaloğun kurulması konusunda uzlaşı sağlandı.
Uzmanlar Neden Temkinli?
War on the Rocks’un derlediği görüşlerde CSET araştırmacısı Sam Bresnick, bildirim mekanizmasının yararlı olma ihtimalini düşük görüyor. Gerekçesi, Çin’in kriz anlarında bilgi paylaşma ve iletişim kurmada yaşadığı zorluklar. Bresnick’e göre karşılıklı bağlayıcı düzenlemeler şimdilik masada değil. En gerçekçi kazanım, diyaloğun iki tarafın yapay zekâ güvenliğine bakışını daha iyi anlamasına yardım etmesi olabilir.
Bresnick, ABD’nin Silikon Vadisi’nden gelen uyarılara rağmen yapay zekâda hızlanmayı savunduğunu, Şi’nin ise yapay zekânın insan kontrolünde kalmasını vurguladığını aktarıyor. Ona göre Çin, ABD’nin güvenlik söyleminin kendisini ikinci sırada tutmaya yönelik olduğundan şüpheleniyor. Aynı derlemede Zack Cooper zirveyi “gösteriş ve erteleme” olarak özetledi.
Kimi İlgilendiriyor?
Bu gelişme, yapay zekâ yönetişimini takip eden politika yapıcıları, araştırmacıları ve iki ülkeyle iş yapan şirketleri ilgilendiriyor. Bildirim mekanizması işlerse, örneğin yapay zekâ destekli büyük bir siber saldırı gibi olaylarda yanlış anlaşılma riskini azaltabilir. İşlemezse, sembolik bir adım olarak kalır.
Önemli bir nokta da çip kısıtlamalarının bu diyalogdan ayrı tutulması. Yani iki ülke güvenlik konusunda konuşmaya başlasa da donanım yarışındaki temel gerilim sürüyor.
Türkiye’den Kullanıcılar İçin
Kaynaklarda Türkiye’ye özel bir bilgi yok. Ancak iki büyük güç arasındaki yapay zekâ ilişkisi, teknoloji tedarik zincirlerini ve ihracat kurallarını doğrudan etkiliyor. Hem ABD hem Çin teknolojisiyle çalışan ülkeler ve şirketler için bu diyaloğun ilerleyişini izlemek, ileride çıkabilecek kurallara hazırlıklı olmak açısından yararlı.
Kaynaklar
- Triumph or Procrastination? Experts Split on the Trump-Xi Summit (warontherocks.com)
- Trump and Xi to talk US-China AI safety notifications (newcastleherald.com.au)
Bu yazı, yukarıdaki kaynaklardan yapay zekâ yardımıyla Türkçe olarak derlenmiş bir özettir. Ayrıntılar ve resmi bilgi için kaynaklara başvurun.
