Epoch AI araştırmacısı Daniel Carey’nin 6 Ekim 2026’da yayımlanan çalışması, yapay zekâ yarışının temelindeki çip tedarik zinciri kırılganlığını ölçmeye çalışıyor. Çalışmanın ana sonucu açık: Çin, yarı iletken kesintilerine ABD’den yaklaşık 2,7 kat daha fazla maruz kalıyor.
Yapay zekâ modellerini eğiten ve çalıştıran tüm sistemler çiplere dayanıyor. Bu yüzden bir ülkenin çip tedarikindeki bir şoka ne kadar dayanıklı olduğu, yapay zekâ rekabetinde de belirleyici bir unsur.
Ne Değişti?
Carey, OECD’nin ülkeler arası girdi-çıktı tablolarında elektronik kategorisinin içinden yarı iletkenleri ayırarak yeni tablolar oluşturdu. Çip akışlarını da işlemci, bellek ve diğer çipler olarak bölmeye çalıştı. Tablolar 2016-2022 dönemini kapsıyor. Maruziyet, bir ülkenin nihai talebinin her bir dolarının çip üreticilerine ne kadar gelir sağladığıyla ölçülüyor.
Sonuçlara göre 2022’de Çin’in her 1.000 dolarlık nihai talebi, çip üreticileri için 15,2 dolar gelir yaratıyor. ABD’de bu rakam 5,7 dolar. Çin’in Tayvan, Güney Kore ve Japonya çip sanayilerine maruziyeti de ABD’ninkinin sırasıyla 4,7, 4,0 ve 3,6 katı. Öte yandan Çin’in kendi çip talebini yerli üreticilerle karşılama oranı 2016’daki yüzde 12’den 2022’de yüzde 23’e çıkmış.
Senaryolar Ne Gösteriyor?
Carey, bir genel denge ticaret modeliyle çeşitli şokları simüle ediyor. Tayvan’da üretimin çökmesi ile Çin-Batı ayrışmasının birlikte yaşandığı senaryoda, Çin’de gelişmiş işlemci fiyatları yaklaşık 17 kat artıyor ve Çin’in reel yurt içi harcaması yaklaşık yüzde 3 düşüyor. ABD’de ise fiyatlar yaklaşık yüzde 20 artarken reel harcama yaklaşık yüzde 0,6 geriliyor. Ayrışma yalnızca çip satışlarıyla sınırlı kalırsa Çin’in kaybı yaklaşık yüzde 1’e iniyor, ABD’nin kaybı ise ihmal edilebilir düzeyde kalıyor.
Tedarikçi değiştirmenin daha zor olduğu varsayıldığında tablo ağırlaşıyor: Çin’in kaybı yüzde 8,3’e, ABD’nin kaybı yüzde 2,0’ye çıkıyor. Yazar, fiyat tahminlerinin çok daha belirsiz olduğunu da vurguluyor; farklı kontrollerde Çin’deki gelişmiş işlemci fiyat artışı yüzde 6 ile 100 kat arasında değişiyor.
Yazarın vardığı sonuç iki etkene dayanıyor. Birincisi, Çin nihai talebinin her doları başına dünyadaki çiplerden ABD’ye göre çok daha fazla satın alıyor. Yazar, sektörlerin toplu ele alınmasının Çin’in maruziyetini biraz abartabileceğini, ihracat için işleme yapan Çinli üreticiler ayrıldığında farkın 2,4-2,6 kata indiğini ama kapanmadığını da belirtiyor. İkincisi, Çin’in gelişmiş çip üretim kapasitesi hâlâ ABD ve müttefiklerinin gerisinde. Bu iki etken birleşince, hem Tayvan kaynaklı bir kesinti hem de ticaretin ayrışması Çin’i daha sert vuruyor. Yazar, rakamların kesin büyüklüğünün belirsiz olduğunu ama yönün tutarlı olduğunu vurguluyor.
Sınırlamalar
Çalışmanın temel verisi 2022’de bitiyor, yani son dönemdeki yapay zekâ sunucusu harcamalarındaki büyümeyi kapsamıyor. Asya Kalkınma Bankası’nın 2024 tabloları sonuçların yönünü destekliyor, ama farkı daha küçük gösteriyor. Model yalnızca ticaret kanalını hesaba katıyor; yaptırımlar, finansal etkiler ve stoklar dışarıda kalıyor. Yazar yine de tüm kontrollerde Çin’in kayıplarının ABD’ninkini aştığını belirtiyor.
Kimi İlgilendiriyor?
Bu araştırma, ihracat kontrolleri ve Tayvan riski üzerine çalışan politika yapıcılar ile analistler için önemli bir veri kaynağı. Çin’in neden yerli çip üretimine bu kadar büyük yatırım yaptığını da açıklıyor. Yapay zekâ altyapısı kuran şirketler için ise tedarik zinciri riskinin ülkeden ülkeye ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor.
Türkiye’den Kullanıcılar İçin
Çalışmada Türkiye ele alınmıyor. Ancak Türkiye de çip ithalatına bağımlı bir ekonomi. Tayvan kaynaklı bir kesinti ya da büyük güçler arasında derinleşen bir ayrışma, sunucu ve donanım fiyatlarını Türkiye’de de etkiler. Yapay zekâ altyapısı planlayan kurumlar için tedarikçi çeşitliliği ve stok planlaması bu nedenle önem taşıyor.
Kaynaklar
Bu yazı, yukarıdaki kaynaklardan yapay zekâ yardımıyla Türkçe olarak derlenmiş bir özettir. Ayrıntılar ve resmi bilgi için kaynaklara başvurun.
