Epoch AI’ın 17 Eylül 2026’da yayımladığı veri analizi, ihracat kontrolleri tartışmasına yeni bir kanıt ekledi. Araştırmacı Isabel Juniewicz’in çalışmasına göre ticaret verileri, Malezya üzerinden Çin’e 3 milyar doları aşan yapay zekâ çipi çip kaçakçılığı ile uyumlu bir tablo gösteriyor. Analiz, Epoch’un 8 Ekim tarihli bülteninde de öne çıkarıldı.

ABD, gelişmiş yapay zekâ çiplerinin Çin’e satışını kısıtlıyor. Bu kısıtlamaların ne kadar etkili olduğu, yapay zekâ yarışındaki en önemli sorulardan biri.

Ne Değişti?

Analizin temel bulgusu iki ülkenin kayıtları arasındaki büyük fark. Nisan 2024 ile Haziran 2025 arasında Çin, Malezya’dan yaklaşık 3,75-3,8 milyar dolarlık sunucu ithalatı kaydetmiş. Aynı dönemde Malezya ise Çin’e yalnızca yaklaşık 0,6 milyar dolarlık ihracat bildirmiş.

İlginç olan, cihaz sayılarının neredeyse aynı olması. Malezya yaklaşık 36.700, Çin yaklaşık 35.500 makine kaydetmiş. Ama birim değerler çok farklı: Malezya’dan çıkan cihaz başına ortalama değer yaklaşık 17.000 dolarken, Çin’e giren cihaz başına değer yaklaşık 106.000 dolar. Bu fiyat, yapay zekâ sunucularının fiyat aralığıyla örtüşüyor. Aynı dönemde Malezya kaynaklı sunucu alan başka ülkeler çok daha düşük birim fiyatlar ödemiş; örneğin ABD’de bu rakam yaklaşık 1.500 dolar.

Zamanlama da dikkat çekici. Akış, ABD’nin Ekim 2023 kontrollerinden birkaç ay sonra yükselmiş ve Malezya’nın Temmuz 2025’te ABD menşeli yüksek performanslı yapay zekâ çiplerinin ihracatı ve aktarması için izin şartı getirmesinden birkaç hafta sonra çökmüş. Aylık ithalat, bu pencere öncesinde ortalama 42 milyon dolar, pencere sırasında 250 milyon dolar, Malezya’nın kararından sonra ise yaklaşık 50 milyon dolar düzeyinde.

Ne Kadar Hesaplama Gücü?

Yazar, bu tutarın kabaca 150.000 ile 180.000 H100 eşdeğeri çipe karşılık gelebileceğini hesaplıyor. Bu, Epoch’un toplam kaçakçılık için modellediği tahminin medyanının yaklaşık dörtte biri. Kanıtlar, H20 yerine Hopper sınıfı çipleri işaret ediyor, ama veri bunu kesin olarak kanıtlayamıyor.

Analiz önemli uyarılar da içeriyor. Yazar, tablonun kaçakçılıkla “uyumlu” olduğunu ama yön değiştirmeyi kanıtlamadığını açıkça söylüyor. Gümrük değerleri olduğu gibi kabul ediliyor ve kayıt hataları içerebiliyor. Çip karışımı bilinmiyor; varsayımlar değişirse tahmin yaklaşık 50.000 H100 eşdeğerine kadar inebilir. Yazar başka açıklamaları da test ediyor: Singapur ya da Hong Kong üzerinden yönlendirme veya farklı gümrük kodları gibi seçenekler verilerle uyuşmuyor.

Analiz, teşvik yapısını da açıklıyor. ABD kontrolleri Çin’e satışları kısıtlıyordu, Malezya’ya değil; ABD de bu kuralları yurt dışında tek başına uygulayamıyordu. Çinli alıcılar ise Çin yasalarını çiğnemediği için ithalatta yanlış beyana gerek duymuyordu. Bu da iki ülkenin kayıtları arasındaki farkın neden ortaya çıktığını açıklayabilir. Yazar, Singapur ve Meksika’da da benzer yükselme ve çöküş örüntüleri bulunduğunu, ancak bunların daha küçük ölçekte kaldığını ve her birinin bir ihracat kontrolü olayından sonra görüldüğünü ekliyor.

Kimi İlgilendiriyor?

Bu bulgu, ihracat kontrollerini tasarlayan politika yapıcılar için önemli. İhracat genellikle denetlenmediği için cihazları sıradan sunucu olarak beyan etmek dikkat çekmeyi önleyebiliyor. Malezya’nın kendi kuralı sonrası akışın hızla düşmesi ise üçüncü ülkelerin denetiminin ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. Çiplerin konum doğrulamasıyla izlenmesinin ABD’de tartışıldığı bir dönemde, bu tür veri analizleri tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Türkiye’den Kullanıcılar İçin

Analizde Türkiye’ye dair bir bilgi yok. Ancak ABD’nin ihracat kuralları üçüncü ülkelerden geçen ticareti de kapsıyor. Türkiye’de yapay zekâ sunucusu ithal eden ya da yeniden satan şirketlerin, son kullanıcı beyanları ve izin şartları konusunda dikkatli olması, ileride doğabilecek yaptırım risklerini azaltır.

Kaynaklar

Bu yazı, yukarıdaki kaynaklardan yapay zekâ yardımıyla Türkçe olarak derlenmiş bir özettir. Ayrıntılar ve resmi bilgi için kaynaklara başvurun.